Sizi Reddeden Birine Nasıl Davranmalı? (Kendini Kaybetmeden, Tabii!)
Bugün çok önemli bir soru ile karşınızdayım: “Sizi reddeden birine nasıl davranmalı?” Evet, hepimizin başına gelmiştir: Birine karşı duygularımızı açmışız, tüm cesaretimizi topladık ve… hop, o kişi sizi reddetmiş. Hadi, ne yapmalıyız? Evet, üzülebiliriz, belki bir iki gün kafamızı yastığa koyarken ufak bir hüzünlü gözyaşı dökeriz, ama sonra ne yapmalıyız? İntikam mı? Hayır, lütfen… (En azından hemen değil.) Gelin, hep birlikte bu durumu nasıl komik bir şekilde atlatabiliriz, hem de kendi kimliğimizi kaybetmeden.
Red Yediğinizde İlk Tepkiniz Ne Olmalı?
Öncelikle, hayal kırıklığını içimizde yaşamalı ama dışarıya yansıtmamalıyız. Ama bunu yaparken de böyle “soğukkanlı ve duygusuz bir robot” gibi davranmaya çalışmayın. Yani, “Tamam, sorun değil. Sadece biraz moralim bozuldu, ama bu bir felaket değil” diyerek kendi kendinize bir “gönül yarası” yaratmayın. Gerçekten, iç sesim beni affetmez. “Neden?!” diye bağırmak yerine, birazcık mizah yapmak faydalı olabilir. İşte bu yüzden red cevabını aldıktan sonra, “Aa, herhalde biraz fazla iyiydim, değil mi?” gibi bir espri yapmak hem durumu hafifletebilir, hem de içsel acınızı dışarıya yansıtmak yerine gülüp geçmenizi sağlayabilir.
Mesela şöyle bir senaryo düşünün:
Siz: “Beni çok seviyor musun?” Karşı taraf: “Yok, seni sadece tanıyorum ama böyle duygusal bir şey hissetmiyorum.” Siz: “Ah, demek hayalini bile reddettin, teşekkürler! O zaman seni bu gece rüyama almayacağım, hadi bakalım, bye-bye!”
Bazen, reddedilmek o kadar acı verici olabiliyor ki, kendinizi birdenbire film karakteri gibi hissediyorsunuz. Yani, kimseyi fazla ciddiye almak gerekmez, bir espri ile durumu geçiştirebilirsiniz. Unutmayın, insan bazen komik olmayı tercih eder, acı çekmek yerine!
Sizi Reddeden Birine Nasıl Davranmalı? (Klasik Yaklaşım ve İçsel Savaş)
Gelin biraz daha derinlere inelim. Sizi reddeden birine nasıl davranmalı? İşin içine duygusal zekâ giriyor. Gerçekten! Kendinizi kötü hissediyorsanız, bunu hissetmek de doğal ama unutmayın: Kendinize düşman olmak da başka bir seçenek değil. Kimse sizi küçümsemesin. “Ah, neden beni reddetti? Ben mükemmelim!” demek, gerçekte kendi değerini sorgulamak anlamına gelir. Hayır, ben de mükemmelim. Belki o kişi beni sevmedi, ama ben beni seviyorum! İşte o an, bir iki dakika içsel sesinizi duymazdan gelin, sonra başınızı dik tutun.
Şunu unutmayın, “Sizi reddeden birine nasıl davranmalı?” sorusunun cevabı, genellikle “soğukkanlılık” değil, bazen “kendini güldürme” şeklinde de olabilir. O yüzden biraz rahatlayın, çünkü kötü durumlar gerçekten komik hale gelebilir. Ama dediğim gibi, bu biraz da içsel bir monolog gerektiriyor. Şöyle bir iç ses: “Ben iyiyim, harika bir insanım. Kimse beni öylesine reddedemez!” Tabii, bu içsel monologun biraz da komik olmasına dikkat edin. Düşünsenize: “Birini sevmek, o kişinin yaşadığı tek önemli olay olabilir ama ben bir insanım, tek başıma bir evrenim!”
Red Cevabı Aldıktan Sonra Ne Yapmalı?
Bunun cevabı çok basit: Kendi değerinizin farkında olmalısınız. İnsanın öz saygısı, böyle küçük kırılmalarla yerle bir edilmemeli. Red cevabını alınca, “Eyvah, o zaman ben hiç bir şeyim” demek yerine, “Belki o kişi beni anlayamadı” diyebilirsiniz. Kimse mükemmel değil, hatalar herkesin hakkı. Ayrıca, hala birisi reddediyorsa, büyük ihtimalle sizin kadar harika bir insanı hak etmiyordur. (Evet, bu kısmı bir benlik gururu olarak yazdım ama abartmıyorum.)
Şimdi, bunun komik bir tarafı var. Biraz kendinizle dalga geçmek, işleri ciddiye almamak her zaman daha rahatlatıcı olabilir. Birkaç gün sonra, çok daha güçlü hissedeceksiniz, gerçekten. İşte iç sesimden bir örnek:
Siz: “Kendimi kötü hissediyorum.” İç ses: “Süper! İşte ilk adım! Çünkü kendini kötü hissedebileceğin kadar duygusal olabilen bir insan, bence mükemmel biri!”
Bir Red Sonrası İçsel Güç: Mizah ve Özgüven
İçsel gücünüzü bulduktan sonra, bu durumu çok daha kolay atlatabilirsiniz. Unutmayın, siz reddedildiğinizde hiçbir şey kaybetmiyorsunuz. Gerçekten hiçbir şey. Çünkü insanlar hayatınızda sadece birer duraklar, asıl yolculuk hep sizinle. Ketçaplı hamburgerle eve dönmek, bir film izlemek ya da bir arkadaşınızla çılgınca takılmak bile, o anları atlatmak için harika bir yol olabilir. Kısacası, kendinizi ciddiye almak ama insanları fazla ciddiye almamak gerekiyor.
Sizin reddedildiğinizde, başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü, en azından 5. sıradadır. Önemli olan, kendinizin ne düşündüğü ve neler yapabileceğinizdir. Başkalarına ne kadar gülümsediğinize bakın, çünkü sadece bir gülüş, zor bir günün sonunda ne kadar rahatladığınızı size gösterebilir. Öyleyse, “Sizi reddeden birine nasıl davranmalı?” sorusunun cevabı aslında çok basit: Hafifçe gülümseyin, biraz da kendinizle dalga geçin. Sonra hayatta her şeyin çok daha eğlenceli olduğunu göreceksiniz.